Bilgi için

kolcakdilan@gmail.com

Randevu almak için

0544 315 25 05

Konum

Beylikdüzü/İSTANBUL

Etiket arşivi

Kardeş Kıskançlığı

Kıskançlık; sevilen birinin başkası ile paylaşılmasına katlanamamaktır en temelinde. İçgüdüsel olduğu ileri sürülür ve yaşamın her döneminde görülebilmektedir. Ancak, çocuklukta biraz daha yoğun yaşanabilir ve en belirgin olanı da kardeş kıskançlığı denilebilir.

Bir çocuğun kardeşini kıskanması bir sorun değildir ve özellikle okul öncesi dönemde sıkça yaşanabilecek normal bir duygudur. Kıskançlık sadece büyük ve ilk doğan çocuklarda da gözlemlenmez. Küçük kardeş de büyüdükçe abisinin ya da ablasının becerileri karşısında kendini yetersiz bulabilir ve abisine/ablasına tanınan ayrıcalıklar karşısında kıskançlık gösterebilir. Kardeş kıskançlığında önemli olan nokta, çocuğun bu duyguyla nasıl başa çıkmaya çalıştığıyla ilgilidir.

Kardeş Kıskançlığının Nedenleri

Ayrılan zamanda azalma: Kardeş kıskançlığındaki en temel neden o ana kadar ona yöneltilen ilgi ve dikkatin artık bir kısmının (belki de büyük bir kısmının) kardeşe yöneltilmesi.

Yaş farkı: Yaş farkı az olan kardeşlerde kıskançlığın görülme sıklığı yaş farkı fazla olanlara oranla daha yüksektir çünkü abi ya da abla olmuş olsa da birtakım ihtiyaçları için hala annesine muhtaç olduğu bir yaşta olabilir (ör; yemek yeme, üst değiştirme, tuvalet eğitimi, vb.).

Cinsiyet farkı: Doğan kardeşin cinsiyetinin farklı olması büyük olan çocuğun ailesinin cinsiyetinden hoşnut olmadıklarını bu nedenle bir çocuk daha yapmış olduklarını düşündürtebilir.

Karakter: Bazı çocuklar mizaçlarından dolayı pek kıskanma belirtisi göstermeyeceği gibi bazı çocuklar da daha fazla kıskanç olabilir 😊

Kardeş Kıskançlığının Belirtileri

Dile getirme: Bazı çocuklar kıskançlıklarını sözleriyle dile getirir. “Keşke hiç doğmasaydı.” “Kardeşimden nefret ediyorum.” vb.

Regresyon (geriye dönüş): Bazı çocuklar bebeklik döneminde görülen özelliklerini yeniden göstermeye başlarlar. Örneğin; emzik/parmak emmeye başlama, tuvalet eğitimini bitirmiş olmasına rağmen altını ıslatma davranışı gösterme gibi.

İçine kapanma veya sorgulama: Bazı çocuklar sevilmediklerini düşünerek içine kapanabilir ya da sık sık anne-babasına onu sevip sevmediklerini sorabilir.

Evden ayrılmayı reddetme: Annesini ve kardeşini baş başa bırakmamak adına dışarıya, okula vs. gitmek istemeyebilirler.

Psikosomatik belirtiler: Baş ağrısı, mide bulantısı, huzursuzluk ve isteksizlik gibi stres belirtileri sık sık gözlenebilir.

Zarar verme: Kıskançlığı yoğun olarak yaşayan çocuklar kardeşlerine fiziksel zarar verebilirler. Örneğin; çimdiklemek, vurmak, düşürmek vb.

Kardeş Kıskançlığı Konusunda Yapılabilecekler

Destek alın! Kardeş doğmadan önce bazı şeyleri çözmek daha kolaydır. Bu nedenle bebek bekleyen ebeveynler mutlaka destek almalıdır. Hamilelik döneminde mümkünse anne baba dışında başka bir aile üyesinin büyük çocuğun bakımıyla ilgilenmeye başlaması iyi bir adım olabilir. Eğer mümkün değilse bu rolü baba üstlenebilir. Böylece anne bebekle meşgulken büyük çocuk kendisini ihmal edilmiş hissetmez.

Endişelerinizi ortadan kaldırın! Büyük çocuğun kardeşine nasıl tepki vereceği konusunda endişeliyseniz bu durum çocuğunuza da geçecektir. Bu nedenle bu konuya endişeli bir şekilde yaklaşmamaya çalışın, endişeleriniz varsa da çocuğunuzun yanında dile getirmeyin.

Kardeşinin gelişini doğru bir dilde açıklayın! Küçük yaştaki çocuklar için en iyi alternatif hikaye üzerinden anlatmaktır. Çocuğunuz okuduğunuz hikayedeki kardeşi doğan çocukla empati kurabilir, kardeşi gelince olabilecekleri görerek hazırlıklı olabilir. Aynı şekilde siz de çocuğunuzun kardeşinin gelişiyle ilgili düşüncelerini, duygularını ve verebileceği tepkileri gözlemleme şansı elde edebilirsiniz.

Rutinleri bozmayın! Çocuğunuzun günlük akışını bozmadan mümkün olduğunca nitelikli zaman geçirmeye çalışın. Özellikle hoşlandığı alışkanlıklarının (ör; oyun saati, sinema gecesi, park zamanı vb.) gerçekleşmeye devam etmesi önemlidir.

Sevginizi paylaştırın! Yeni doğan bebeğe aşırı sevgi gösterip sonra farkına vardığınızda panik içinde büyük çocuğunuza aynı şekilde aşırı sevgi göstermeye çalışmayın. Her çocuğunuzun sizin gözünüzde eşit değere sahip olduğunu ve eşit sevgi alacağını kanıtlayacak şekilde hareket edin. Büyük çocuğunuzun olumsuz etkilenebileceğini düşünüp sevgi ve ilginizi küçük çocuğunuzdan da esirgemeyin.

Kıyaslama yapmayın! Küçük kardeş hakkında “Ne kadar yaramaz, sürekli ağlıyor, beni üzüyor, yoruyor; oysa sen böyle değilsin, seni daha çok seviyorum.” vb. cümleler kurmaktan kaçının. Bu tarz cümleler büyük çocuğunuzun gözünden inandırıcı olmamakla birlikte size olan güvenini de zedeleyebilir.

Şımartmayın! Büyük çocuğa sırf kıskanmasın diye aşırı hoşgörü göstermekten, ilginizi abartmaktan ya da hediyelere boğmaktan hem siz kaçının hem de çevresindeki diğer yetişkinlerin bu konuya dikkat etmesi yönünde görüşünüzü paylaşın. Aksi takdirde büyük çocuğunuza verdiğiniz mesaj şu olur: “Sana bir kardeş yaptığımız için çok suçluyuz ve vicdan azabı duyuyoruz. Bunu dindirmek için de her istediğini yapabiliriz.”

Bebek nasıl bir şeydir anlatın! Yeni doğan bir bebeğe bakım ve özen gösterilmesi gerektiğini, kendisinin de bir zamanlar bebek olduğunu söyleyebilir, büyük çocuğunuzun bebekliğindeki bazı anıları anlatabilirsiniz. Ancak burada önemli olan nokta büyük çocuğunuzun bebekliğinden bahsederken onu yeni doğan bebeğinizle kıyaslamamak. (Ör; “Sen bebekken hiç ağlamıyordun/hep ağlıyordun.”, “Sen bebekken yemeklerini hep yiyordun/hiç yemiyordun.” vb.)

Bebekle yalnız bırakmayın! Büyük çocuğunuz kıskançlıktan ötürü bilinçli veya bilinçli olmadan bebeğin canını yakabilir; ancak bu gibi durumlarda sizin sakin olmanız ve aşırı tepki göstermekten kaçınmanız gereklidir. Büyük çocuğunuz yaptığı davranışın gerçekten ne derece zarar verdiğini kavrayamayabilir ve sizi sinirlendirmek ya da sizin ilginizi çekmek için aynı davranışı tekrarlayabilir.

Ayna görevi üstlenin! Büyük çocuğunuzun olumsuz duygularını reddedip önemsememek yerine onları kabul edip tanımaya çalışın. Size “Hep kardeşimle ilgileniyorsun, hiç bana bakmıyorsun.” dediğinde “Hiç de değil, daha yeni kitap okudum ya sana.” demek yerine “Kardeşine bu kadar çok zaman ayırmam pek hoşuna gitmiyor galiba.” gibi bir cümle kurarak duygularını ifade etmesini sağlayın.

Hakem rolünü üstlenmeyin! Çocuklar anne babalar onların tartışmalarına katıldığı zaman anne-babasının hep diğer tarafı tuttuğunu düşünür ve bu da kardeşler arası rekabeti arttırır. Bu nedenle işin içinde fiziksel şiddet olmadığı sürece kardeşlerin anlaşmazlıklarını kendilerinin çözmelerine imkan sağlayın.

Kim başlattı diye sormayın! Kardeşler arasında yaşanan bir olayda olayı kimin başlattığını öğrenmeye çalışmanız yalnızca çocukların birbirini suçlamasına neden olur. Bu nedenle bir olay gerçekleştiğinde, “Ne oldu sırayla anlatın bakalım.” diyerek her birini sırayla dinlemeye özen gösterin.

Kıskançlığı tetikleyici şakalar yapmayın! Bazen ebeveynler çocuklarını “kızdırmak” ya da “gaza getirmek” gibi düşüncelerle kendilerince “şaka” yaptıklarını düşünerek şöyle cümleler kurabilirler: “Kardeşini senden daha çok seviyorum.”, “Kardeşin senden daha akıllı, beni dinliyor.” Ancak, bu tarz cümlelerin diğer kardeşe olan kıskançlığı tetiklemekten başka bir amacı bulunmamaktadır.

Çocuğunuzun kardeşini kabullenmesi çocuğunuzun yaşına, sizin yaklaşımınıza ve çocuğunuzun kişilik özelliklerine bağlıdır. Kardeş kıskançlığını asgari düzeyde tutmak adına mümkün olduğunca büyük çocuğunuzun düzeninde değişiklik yaratmamalı ve rutinlerini bozmamalısınız. Eğer değişiklik yapılacaksa da bu değişiklikleri kardeş doğmadan önce gerçekleştirmelisiniz. Kardeş kıskançlığını önlemenin bir reçetesi yoktur. Yaşanması doğal kabul edilen bu süreç ile çocuğunuz, sizin ilginiz, sevginiz ve desteğinizle sağlıklı bir şekilde başa çıkacaktır.

Sağlıkla kalın.