Bilgi için

kolcakdilan@gmail.com

Randevu almak için

0544 315 25 05

Konum

Beylikdüzü/İSTANBUL

Etiket arşivi

Çocuklara Keyifli Sorular

Bazen onları daha yakından tanımak isteriz ama ne yapacağımızı bilemeyiz. En sevdiği renk, en sevdiği yemek, en sevdiği oyunu biliriz ama yeterli gelmez. Çocukları daha farklı bir yönden tanımak adına onlara sorabileceğiniz birkaç örnek soruyu bir araya getirdim sizler için. Bunları çeşitlendirmek sizin elinizde. Keyifli sohbetler.

*Bir film çekmek isteseydin filmin konusu ne olurdu, film nerede geçerdi?

*İsmini kendin koyacak olsaydın hangi ismi seçerdin? Neden?

*Bir günlüğüne görünmez olsaydın ne yapmak isterdin?

*Bir günlüğüne çok ünlü biri olsaydın ne yapardın?

*Evcil hayvanın konuşabiliyor olsaydı ona hangi 3 soruyu sorardın?

*Özel gücü olan bir kahraman olsaydın senin özel gücün ne olurdu?

*Bir şeyi sınırsızca yapma hakkın olsa ne yapmak isterdin?

*Bir eşyaya dönüşebilecek olsan ne olurdun? Nasıl özelliklerin olurdu?

*Yarın sabah kalktığında hiçbir şeyden korkmuyor olsan ilk ne yapardın?

*Sonsuza kadar yaşayacağını bilseydin ne yapardın?

Sağlıkla kalın.

Sorumluluk Sahibi ve Saygılı Çocuklar Yetiştirmek – Gail REICH, Caroline WINKLER

Çocuklarla iletişimde kitaplar önemli bir rol oynar. Başka bir karakterin üzerinden işlenen olaylar çocuklarda farkındalık kazandırır. Aynı durum ebeveynler için de geçerlidir. Başka ebeveynlerin hikayeleri üzerinden kendi ebeveynliklerini gözden geçirme şansı elde ederler.

“Sorumluluk Sahibi ve Saygılı Çocuklar Yetiştirmek” doğruluğu kanıtlanmış tavsiyeler vermekte, anne babaların hem birbirleri hem de çocukları ile doğru iletişim kurmasını sağlamaktadır. Günümüz çocuklarının en büyük problemlerini belirleyip pek çok çözüm önerileri sunmakta, çocukların davranış problemlerini kalıcı ve olumlu yönde değiştirmektedir. Ele alınan konulardan bazıları:

• Sorumluluklarını Yerine Getirme

• Tuvalet Eğitimi

• Sosyalleşme

• Öfke Kontrolü

• Uyku ve Yemek Düzeni

• Aile İçi İletişim

(Tanıtım bülteninden)

Keyifli okumalar.

Çocuklarla İletişimi Engelleyici Etmenler

Çocuklarla iletişim kurmaya çalışırken bazen ufak görünen hatalar yapabilmekteyiz. Özellikle kriz anlarında sağlıklı şekilde iletişim kurmak için bu ufak hatalardan kaçınmamız gerekir. Bu yazımda iletişimi engelleyen bu etmenlere değinmek istedim. İşte ebeveynlerin sıkça yaptığı iletişim hataları:

Öğüt vermek, çözüm getirmek, kendi düşüncelerimizle yönlendirmek: Çocuklar kriz anlarında karşılıklı konuşmayı reddederler; onlara vaaz verilmesinden, söz söylenmesinden hoşlanmazlar. Bu anlarda çocuklar sadece ne hissettiklerini anlamamızı isterler. Bu nedenle “Böyle yapmalıydın/yapmamalıydın.” şeklinde yaklaşmak yerine neden o davranışı yaptığını anlamaya çalışın.

Yargılamak, eleştirmek, kıyaslamak: Herkes gibi çocuklar da eleştirilmekten hoşlanmazlar. Özellikle kriz anlarında onu eleştirmeniz ve ne yapacağını söylemeniz çocuğunuzda öfke, nefret ve dargınlık gibi duyguları beraberinde getirir. Yaptığı şeyi neden yaptığını sorguladığınızda karşınızda savunma ve inkar içeren cümleler kuran bir çocuk görürsünüz.

Sürekli sorular sormak, incelemek: Sıkıntılı anlarda çocuğunuza sorular sormak yerine (“Neden böyle yapıyorsun, neden böyle söylüyorsun?” gibi) hissettiklerini anladığınızı içeren cümleler kurmak daha faydalı olacaktır. “Bu durum seni çok kızdırmış olmalı.”, “Bugün senin için kötü bir gündü sanırım.” gibi cümleler size yardımcı olacaktır.

Teselli vermek, konuyu değiştirmek: Teselli, kriz anlarında çocukların sizden bekledikleri EN SON davranış biçimidir. O anda çocuğunuzun üzülmemesi için konuyu değiştirmek iyi niyetle yapılmış olsa bile sağlıklı bir davranış biçimi değildir. Böyle bir durumda konuyu değiştirmek çocuklarınıza, onları dinlemek istemediğiniz, hissettikleriyle ilgilenmediğiniz izlenimini verebilir.

Çocuğunuzla başarılı bir iletişim kurmak için önce kendisini anlatmasına izin verin, onu dinleyin. Onu dinlerken de önyargıdan kaçınarak kendini ifade etmesine izin verin. Yukarıda saydığım bu engelleri ortadan kaldırmak adına bazen kendinizi “beklemeye almanız” en doğru hareket olabilir. Bu engeller ortadan kalktığında çocuğunuzla sağlıklı iletişim için ilk adımı atmış olacaksınız. Bir sonraki adım için de “Çocuklarla Etkili İletişim” yazımdan faydalanabilirsiniz.

Sağlıkla kalın.

Çocuklarla Etkili İletişim

İletişim deyince aklınıza ne geliyor? Günlük hayatta sıkça kullandığımız bir kelime belki ama anlamını biliyor muyuz acaba? İletişim; kişilerin birbirilerine (bilinçli ya da bilinçsiz olarak) duygu ve düşünceleri aktardıkları süreçtir. İletişim süresince bir taraf aktaran diğer taraf dinleyen olur. Dinlemenin de iki çeşidi vardır: pasif ve etkin dinleme. Pasif dinleme; dinlemeye herhangi bir yorum katılmadan, jest ve mimiklerle dinlediğinizi hissettirmeniz şeklindedir. Etkin dinleme ise karşınızdaki kişinin söylediği sözleri açarak tekrar etmek ve kendi çözümlerini bulmasında yardımcı olma şeklindedir.

Çocukların davranışlarının kabul edilebilir bir düzeyde olması, yapıcı ve uyumlu bir birey olarak yetişmesi anne-baba-çocuk iletişimine bağlıdır. Bu konuya dair sunacağım önerileri uyguladığınızda çocuklarınızla olan iletişiminiz daha verimli olacaktır.

Problem davranış ile olduğu anda baş etme

Küçük çocuklar daha çok ‘şimdi’ yönelimlidirler. O nedenle günlerden sonra konuları gündeme getirmek etkili bir yöntem değildir. Bunun için önemli konuları mümkün olduğunca o davranış olduktan hemen sonra konuşmak en iyisidir.

Bazı durumlarda tek başınızayken konuşmanız gerekebilir. Bu durumlarda tek başına kalıp konuşabilene kadar beklemeniz daha doğru olacaktır.

Onlar hakkında değil doğrudan onlara konuşma

Çocuklar kendileri ‘hakkında’ söylenilenleri (“Babası biliyor musun bugün şu tablet oğlunun elinden düşmedi!”) becerikli bir şekilde sunulan ‘doğrudan geri bildirim’den (“Bütün gün tableti elinden düşürmemen beni üzdü.”) daha incitici bulmaktadırlar. Bu nedenle çocuğunuzun davranışları hakkında doğrudan bazı değerlendirmeler yapmak ve sizden geri bildirim almasını sağlamak kendisine saygı duyulduğunu hissetmelerini sağlayacaktır.

Kibar şekilde konuşma

Olumlu etkileşimleri yaratmada ‘Teşekkür ederim’, ‘Lütfen’, ‘Özür dilerim’ gibi nezaket sözcükleri kullanmak en etkili yöntemdir. Çocuklar için önemli modeller olduğunuz için etkileşimlerinizde kibar bir dil kullanmaya özen göstermeniz ve seçtiğiniz sözcüklere dikkat etmeniz büyük öneme sahiptir.

Göz iletişimi kurma ve sözel olmayan mesajların farkında olma

Çocuklar ile iletişim kurarken onların göz hizasında konuşmaya özen göstermek atılacak ilk adım olmalıdır. Ayrıca, çocuklar yetişkinlerin ne dediğinden çok ne yaptığına daha sık tepki verirler ve yetişkinlerin sözel olmayan mesajlarını okumaya daha eğilimlidirler. Bu yüzden sözel olmayan mesajlarınızı sözel mesajlarınızla uyumlu bir şekilde sunmanız önemlidir.  Örneğin; kızgın olmadığınızı bağırarak söylediğinizde çocuğunuz söylediklerinizden çok ses tonunuzu dinlemeye daha eğilimlidir.

‘Ben dili’ kullanma yoluyla ifadeler için sorumluluğu alma

‘Ben’ mesajı diğer insanların bakış açılarını anlamayı öğrenmede kullanılan bir yöntemdir. Eğer çocuğunuza ‘Sürekli yaramazlık yapıyorsun!’, ‘Yine mi ödevini bitiremedin!’ dediğinizde büyük olasılıkla kendine saldırılmış hissedip kendini savunmaya geçecektir. Bunun yerine ‘Yaptığın o davranış benim dikkatimi dağıtıyor ve kendimi rahatsız hissediyorum.’ dediğinizde çocuğunuz kendisinin diğer insanlar üzerindeki etkisi hakkında bazı bilgilere sahip olacaktır. Ben mesajı çocuğun davranışı, onun sizin üzerindeki etkisi ve sizin yaşadığınız duygu sırasını izlemelidir. Örneğin; ‘Benim sözümü kestiğin zaman dikkatim dağılıyor ve telefondaki arkadaşımı dinlemekte zorlanıyorum ve bu da beni rahatsız ediyor.’ gibi.

Soru sormak yerine değerlendirmeler yapma

Çocuklar bir hata yaptığında sıklıkla soru bombardımanına tutulurlar. Bu durum çocuğu savunucu bir duygu içinde bırakır ve yaptığı davranışı savunma yolunu tercih etmeye çalışır. Sorularla onu bunaltmak yerine ‘İyi misin?’, ‘Birkaç dakika için odana gitmek ister misin?’, ‘Sana yardım edebilir miyim?’ gibi sorular son derecede yararlı olur. Soracağınız soruları değerlendirmeler ile değiştirme fırsatına sahipsiniz. Örneğin; ödevini yapmak için odasına çekilen çocuğunuz uzunca bir süre geçtikten sonra hala ödevini bitirmediğinde “Ne yapıyordun? Neden bitmedi?” demek yerine “Ödevini bu sürede bitiremeyince merak ettim çünkü birazdan yemek yiyeceğiz.” demek daha uygun olacaktır.

Burada yazıya döktüğüm her şey ideal bir iletişim için yapmanız gerekenlerdir. Tüm bunları pratiğe dökerken şunu unutmamanız gerekir ki her çocuk farklı bir mizaca sahiptir ve her çocuğa kendi karakterine özgü davranmak gerekir. Eğer burada anlatılanlar iletişimin alfabesiyse, siz bu alfabeden oluşturacağınız kelimeleri çocuğunuzun kişilik özeliklerini de göz önünde bulundurarak oluşturmalısınız.

Sağlıkla kalın.